HÜDAPAR Genel Başkanı Yapıcıoğu, siyasi partilerin birlikte hareket ederek sivil anayasayı çıkarmaları gerektiğini söylerdi.

ERKEN HABER - HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Antalya'da basın mensuplarıyla bir araya gelerek iç ve dış gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"MECLİSİN AYIBIDIR"

40 yıldır memleket 12 Eylül askeri cuntasının anayasasıyla idare ediliyor. Sadece askeri anayasa değil o dönemin pek çok kanunu halen yürürlüktedir. Daha sonra bu darbeyi yapanlar yargılandı, mahkûm edildi. Her ne kadar bazıları o tarihte hayatta olmadığı için hakkında karar verilememiş olsa da ya da haklarında mahkûmiyet kararı verilenler yaşlılıktan dolayı cezaevine girmemiş olsa da bu darbenin mahkûm edilmesi önemlidir fakat maalesef o dönemin ürünü olan anayasayla idare ediliyor. Bu büyük bir ayıptır. Bu ayıp Meclis'indir, Meclis'teki partilerindir. Bu vesileyle yeni ve sivil bir anayasanın yapılması çağrısını bir kez daha yeniliyoruz. Mutlaka Türkiye askeri cunta anayasasından kurtulmalıdır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU OLMAMALIDIR

Yeni eğitim-öğretim yılının dün itibarıyla başladığını hatırlatan Yapıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bütçede en büyük payın eğitime ayrıldığı" yönündeki açıklamalarını hatırlattı ve şunları ekledi:

Eğer faiz giderlerini saymazsak gerçekten eğitime büyük paralar ayrılıyor. Bunların nasıl harcandığıyla ilgili bazı itirazlarımız var. Gerçekten özellikle bu sene çok büyük sorunlarla eğitim öğretim yılı açıldı, kaynaklar aktarıldı fakat çözüm bekleyen birçok sorun varken Milli Eğitim Bakanlığının kendisine ayrılan bütçenin ve enerjinin okul öncesi eğitime harcaması dikkatlerden kaçmadı. Her yerde ana okul binaları yapılıyor. Görünen o ki okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilecek. Gelişmiş ülkelerde dahi pek çok yerde okul öncesi eğitim zorunlu olmadığı halde bu yöne doğru çok hızlı adımlarla gidiyor olmamıza HÜDA PAR olarak itirazımız var. Henüz üzerinde yeteri tartışmalar yapılmadan, getiri-götürüsü bilimsel olarak ortaya konmadan küçük yaştaki çocukların anne şefkatine çok fazla muhtaç olduğu dönemlere aile ortamından koparılıp zorla okullara gönderilmesini doğru bulmadığımızı bu vesileyle belirtmek istiyorum.

Zaten 12 yıllık zorunlu eğitim sorunludur bize göre. Eğitim sistemimiz özellikle üniversite sınavlarında eksikliklerini net bir şekilde bize göstermektedir. Sıfır çeken yüzbinlerce öğrencinin varlığı, 12 yıl boyunca çocuklarımızı bu sistemle eğitemediğimizi adeta haykırmaktadır. Bunun üstüne bir de 6 yaşında bizden alınan çocuklarımızı 4 yaşında ailelerinden koparılıp zorla eğitime tabi tutmak akıl kârı değildir.

Kılıçdaroğlu: "Teröre karşı ortak tavır takınmak görevimizdir" Kılıçdaroğlu: "Teröre karşı ortak tavır takınmak görevimizdir"

KİRA ARTIŞLARI DENETLENMELİDİR

Okulların açılma dönemi. Üniversiteye yeni kayıt yaptıran bir milyon civarında öğrencinin yarısı başka şehirlerde okumak üzere kendi memleketlerinden ayrıldı ve bunlar ev bulmakta zorlanıyor. Buldukları evlerde de astronomik kiralarla oturabiliyorlar. Mutlaka bu konuda daha fazla kafa yormamız, kira sorununa ciddi bir çözüm getirmemiz gerekiyor. İstanbul ve Antalya başta olmak üzere nispeten küçük evlerde yani bekarların ve öğrencilerin kalabilecekleri yerlerde kira artışlarının yüzde 300'leri bulduğu iddiaları gerçekten vahimdir. Hükümet, geçtiğimiz aylarda kira artışlarıyla ilgili bir düzenleme yaptı. 11 Haziran -1 Temmuz 2023 arası yenilenen sözleşmelerde yüzde 25 tavanı getirildi. Fakat yeterli denetim olmadığı için bunun çok üzerinde kira artışları devam ediyor ve bu durum ev sahibi ile kiracıları karşı karşıya getiriyor.

Öğrencilerden yurt başvurusunda bulunanlardan önemli bir kısmı yurtlara yerleşmiş olsa da açıkta kalan ya da yurtta kalmak istemeyenlerin kira sorunlarının çözümü için kısa ve orta vadede çözümler