ERKEN HABER - Uzun süre Rus güçlerinin elinde kalan İzyum şehri, bu ay Harkiv bölgesinde başlatılan karşı saldırının ardından yeniden Ukrayna'nın kontrolüne geçti.

Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat'ta başlayan savaşta en fazla etkilenen şehirlerden biri olan İzyum'da yıkım oldukça fazla. Özellikle şehri ikiye ayıran Donest Nehri'nin doğusunda kalan bölgede çok sayıda ev saldırılar nedeniyle yıkılmış veya yanmış durumda.

Savaşın başlamasının ardından şehir sakinlerinin birçoğu bölgeden ayrılsa da evlerini terk etmek istemeyen ya da maddi yükü artacağı için şehirde kalmaya devam edenler de var.

Şehirde kalmaya devam eden ve çoğunluğunu yaşlı ve kadınların oluşturduğu İzyumlular için bölgedeki çatışmalar sona erse de yaşam savaşı devam ediyor.

İzyum'da dükkanlar tamamı kapalı. Halk yardım kuruluşları ve Ukrayna ordusunca dağıtılan yardımlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Şehir sakinlerine gıda kolisinin yanı sıra karanlık gecelerine bir nebze aydınlık katması için mum da dağıtılıyor.

KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’ndan ABD’ye tepki KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’ndan ABD’ye tepki

Şehirde temel hizmetler verilemiyor

İzyum'da ne elektrik ne su ne de doğal gaz hizmeti veriliyor. Evdeki ihtiyaçları için İzyumlular bulabildikleri birkaç bidonla yakındaki bir depodan su taşıyor. Yaşlılar için su taşımak yorgun düşen bedenlerine ağır geliyor.

Elektrik ve doğal gaz olmadığı için şehir sakinleri için bir başka sorun da yemek pişirmek. İzyum'daki apartmanların birçoğunun önünde, açık havada yaktıkları ateşle yemek pişirmeye çalışanlara rastlanıyor.

İzyumluların diğer bölgelerdeki yakınlarıyla iletişimi için de cep telefonu büyük önem taşıyor. Ukrayna askerleri, yanlarında getirdikleri bir jeneratörden bölge sakinlerine elektrik sağlayarak cep telefonlarını şarj etmelerine yardımcı oluyor.

Cep telefonlarını şarj etmek isteyen şehir sakinleri, söz konusu yerde yoğunluk oluşturuyor.

"Umarım bu hayatta en azından hava şartları bize acır"

Kaldığı apartmanın önünde yaktığı ateşte yemek pişiren 64 yaşındaki Valentina, AA muhabirine, bombardımanlar sırasında evlerinin bulunduğu binanın bodrum katında kaldıklarını anlattı.

Sığınakta kalırken de yemeklerini ateşte pişirdiklerini söyleyen Valentina, "Gaz, elektrik yok, ondan dolayı ateşte yemek pişiriyoruz, su kaynatıyoruz. Evlerde suyumuz yok. Biz artık buna alıştık. İyi şeylere kötü şeylerden çok daha çabuk alışıyorsun." dedi.

Kışa hazırlık için elektrikle çalışan ısıtıcı alacaklarını dile getiren Valentina, "Elektriğin, suyun geleceğinin sözünü veriyorlar. Kışı apartmanlarda geçireceğiz. Kışın sıcak geçeceğini düşünüyoruz. Umarım bu hayatta en azından hava şartları bize acır." diye konuştu.

"Şartlar tabii ki çok zor"

Evinin ihtiyaçları için bölgedeki depodan bidonla su taşıyan Natalia Presichanskaya da suyu kaynatarak içtiklerini dile getirdi.

Presichanskaya, "Şartlar tabii ki çok zor. Çünkü ısımız yok, ışığımız yok. Yemekleri ateşte pişiriyoruz. Başka ne diyeyim. Yaşlı annem köyde yaşıyor. Köye ulaşmak neredeyse imkansız. Çok zorlanıyoruz." ifadelerini kullandı.