İsmi, sigara içmeyenler için kâbus gibi. Bir kez başlandığı takdirde terk edilmesi oldukça zor olan bir alışkanlık. Yapraklarından yapılan sigara, bütün hastalıkların anası veya babası olarak bilinir. Sigaranın verdiği zararlar için yapılan tespitler çok doğrudur. Buna rağmen dünyada ciddi bir sigara piyasası vardır.

Tütün, sigara yapımı dışında değerlendirildiği takdirde çok mübarek bir bitkiymiş bile diyebilirsiniz. Her derde deva gibi. Tütünün yapraklarında tanen, zamk, nişasta ve alkaloitler bulunur. Bu alkaloitler içinde miktarı en fazla olan Nikotin alkaloididir. Bir kısım işlemlerden geçirildikten sonra parazit öldürücü olarak ve başka alanlarda kullanılmaktadır. Tohumlarında %35-40 oranında yağ bulunmaktadır. Boya ve sabun üretiminde kullanılmaktadır.
Dünyaya Amerika’dan yayıldığı bilinmektedir. Cumhuriyetin kuruluşundan 1990’lı yıllara gelindiğinde Anadolu çiftçisinin, tütün üretiminde ciddi bir birikim ve tecrübe sahibi olduğu görülmektedir. Bazı bölgelerimizde, dünyanın en iyi tütününü yine Türk çiftçisi üretmiştir. Sadece tarımsal üretimle kalınmamış, sigara fabrikaları ve alkaloit fabrikaları kurulmuştur. Kendi sigarasını üreten ve tütün ihraç eden bir ülke haline gelmemiz, bir cumhuriyet kazanımıdır.
1990’lı yılların istatistiklerine bakıldığında, yıllık 268,000 ton tütün üretimiyle kendine yeten ülke konumundayken ne yazık ki bugün, yıllık 82.750 ton üretim seviyesiyle ithalatçı konumuna düşülmüştür. Çiftçi sayısına baktığımız zaman, ortalama 400.000 tütün üreten çiftçi ailesinden 65.000 çiftçi ailesine gerilemiş bulunmaktayız. 51.850 ton tütün ihracatımıza karşılık, ne acıdır ki, 102.000 ton tütün ithal edilmektedir. Bu durum ülkemiz aleyhine artarak devam etmektedir. Sadece tütün üretimindeki azalmalarla kalınmamış, devlete ait sigara fabrikalarımızın hemen hemen hepsinin kapılarına kilit vurulmuştur. Yerli üretim sigaralarımız ve markalarımız yok edilmiştir. Sigara piyasası emperyal güçlere adeta teslim edilmiştir. Tütün üretiminde ilk sırada olan ülkelerin yanı sıra, üretimde esamesi bile okunmayan ülkeler bile Türkiye piyasasına tütün satmaya başlamışlardır. Tütün tarımının ve sigara piyasamızın bu duruma nasıl geldiğini biraz daha irdelemek lazım.
Sigaranın herkesçe bilinen öldürücü etkisine rağmen, dünyada ciddi bir sigara piyasası bulunduğunu belirtmiştim. Türkiye, günlük yaklaşık 20 milyon paket sigara tüketimiyle dünya pazarında ciddi bir paya sahiptir. Bu piyasa, sigara kartellerinin yıllarca iştahını kabartmıştır. Ülkenin ekonomik olarak sıkıştığı veya krizler yaşadığı dönemlerde, Dünya Bankası ve IMF gibi finans çeteleriyle oturulan masada el altından tütün tarımı ve sigara fabrikalarımız konuşulmuştur. Verilecek krediye karşılık bu piyasaya giriş yolları açılması istenmiştir. Özal’ın 24 Ocak kararlarıyla açılan bu yol, 1994 Çiller’in hükümeti ve 2001 Ecevit’in koalisyon hükümeti krizleriyle daha da genişletilmiştir. Ak Parti Hükümetleri döneminde ise, “2001 Krizi” ile alınan kararlar harfiyen uygulanmıştır. Devlete ait Tekel ve sigara fabrikaları özelleştirme adı altında ortadan kaldırılmıştır.
Mevcut gidişat durdurulamaz ise, Türkiye sigara piyasası tamamıyla yabancı markaların eline geçmek üzeredir. Burada asıl kaybedilecek olan, tütün üretim, birikim ve tecrübesidir. Bu, en büyük kayıp olacaktır. Üretim şekli ve üretim kültürü unutulan bir bitkiyi tekrar üretime kazandırmak, uzun yıllar ve büyük masraflar gerektirir. Türkiye bu yanlıştan hemen dönmelidir. Tütün üretim kültürü ve tecrübesinin unutulmasının önüne geçilmelidir yoksa,  yarınlar çok geç ve masraflı olacaktır!...