TOKİ'den ilk defa ev, iş yeri veya arsa alacak olanların bilmediği bir şey var. Alacakları gayrimenkul için ne kadar ödeyeceklerini henüz bilmiyorlar, tahmin dahi edemezler.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ), devlet adına sosyal konut yapmak amacıyla kurulmuş olmasına rağmen kar eden bir kuruluş haline geldi.

Yaptığı sosyal konutlardan daha çok lüks konut ve işyerleri ile arsa rantı en büyük kazanımları oldu TOKİ'nin... Arsa konusunda çok avantajlı olan TOKİ, serbest piyasada inşaat sektöründen daha karlı konumda. Devlete ait olan arsalar üzerinde inşa edilen binalar, maliyetleri neredeyse yarı yarıya düşürdü. Çünkü aynı projeyi yapacak olan müteahhitler arsa sahiplerine yüzde 40 ila 50 arasında arsa payı karşılığı konut veriyor. TOKİ'nin böyle bir maliyet derdi yok, şayet devletinse el koyuyor, devletin olmayanları da zorunlu ve acele kamulaştırma yöntemiyle ahipleniyor.  

Sosyal konutlar, diğer lüks konutlarla mukayesesi çok kolay. Semti, sattıkları kişiler, inşaatta kullanılan malzemeler, evlerin metrekarelerinin büyük oluşu gibi etkenler, konutları lüks veya sosyal olarak ayırıyor birbirinden.

Cumhuriyet tarihinin en büyük Sosyal Konut Projesi olarak İlk Evim İlk İş Yerim adıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından detaylar kamuoyuna müjdelendi.

81 ilde yapılacak bu konutlara tek bir fiyat biçildi. Bunun neye göre yapıldığı, kimlerin karar verdiği, nasıl böyle bir hatanın yapıldığı henüz bilinmiyor.

Asıl meselemiz, TOKİ'nin vatandaşa konut, arsa veya iş yeri satışından sonraki ödemelerdir. 

Bugün açıklanan konutlar büyük ihtimalle 93 ila 134 metrekare arasındaki büyükte olacak. 3+1 büyüklüğündeki bir dairenin satış fiyatı 850 bin lira olacak. Açıklanan bu fiyat, konutun satış fiyatıdır.

Sorun, konut alan vatandaşın TOKİ'ye ödeyeceği miktarın ne kadar olacağında başlıyor.

Sakın unutmayın TOKİ ödemeleri, memur ve emekli maaşına yapılan zam oranında artırılır. Bu artış, borcun hem tamamına hem de ödenen taksitlere yansıtılır. Maalesef uygulama böyle.

850 bin liraya alınacak bir ev iki yıl sonra teslim edilecek.

10 bin lira maaş alan bir çalışanın TOKİ'den 3+1 ev almasının maliyetini kaba taslak bir hesaplamayı şöyle yapabiliriz.

TOKİ'ye 85 bin lira peşin verildi. Kalan borç 765 bin lira.

20 Yıl vadeyle yani 240 ay taksit halinde ödenecek bu borcun taksitler ödenmeye başladı.

3 bin 187 lira her ay taksit ödemeye başlayacak. 

Bir yıl sonra 38 bin 250 lira ödeyen çalışanın borcu 726 bin 750 liraya düşmüş olacak.

Bir yıl sonra memur ve emeklilere zam yapılacak. Enflasyonun yüzde 80 civarında olduğu ülkemizde en az yüzde 50 zam verilmesi muhtemeldir.

Ev satın alan çalışanın bir yıl sonraki maaşı 15 bin lira oldu. TOKİ'ye olan borcu ise maaşına gelen zam oranında zamlandı. 726 bin 750 lira olan borca 363 bin 373 lira zam gelerek 1 milyon 90 bin liraya yükselmiş olacak.

Evi alanın borcunun vadesi 228 aya düşmüş olacak, aylık ödeyeceği taksit ise 4 bin 780 liraya yükselecek.

Aradan bir yıl daha geçecek. zamlı ödediği taksitlerin tutarı 57 bin 360 liraya yükselecek. Toplam borcu ise 1 milyon 33 bin liraya düşmüş olacak.

Yine yıllık memur ve emekli maaş zammı kadar borcuna da zam gelecek. Yine günümüz enflasyonuyla yüzde 50 üzerinden hesaplarsak. 516 bin lira daha toplam borcuna zam gelerek borcu 1 milyon 549 bin liraya yükselmiş olacak. 

İkinci yılında evi henüz teslim almadan ödediği 85 bin lira peşinat, iki yıllık taksit tutarı 95 bin lira olmak üzere toplam 180 bin lira ödemiş olacak, 850 bin liraya aldığı ev için. Gel gör ki hem 180 bin lira ödemiş hem de borcu 1 milyon 549 bin liraya yükselmiş olacak.

Bu nasıl hesap demeyin, bu nasıl iş demeyin. Bu iş TOKİ'nin işi.

Millet borç ödedikçe borcu artıyor. Üstelik bir de dua ediyor ki maaşıma az zam gelsin de borcum artmasın diye. Evi teslim almadan ev için ödeyeceği borç hem iki katına çıkmış hem de ödediği taksitleri ve peşinatı boşa gitmiş olacak.

Çözümü var tabii ki...

Evi teslim alır almaz herkes doğru Ziraat Bankası'nın yolunu tutacak. Bana kredi verin, borcumu sabitleyin de şu TOKİ'den yakamı kurtarayım diye.

Acele etmeyin her yıl Ekim ayında TOKİ kampanya yapıyor, borcunu peşin ödeyenlere yüzde 25 indirim imkanı sunuyor. Bu yüzde 25 indirimden faydalanmak isteyen vatandaşlar, Ziraat Bankası'ndan alacakları kredinin faizi yükünü azaltmış oluyor.

Ziraat Bankası, 1.5 milyon liralık evin borcunu kapatmak için vereceği kredi için vadesi ve taksitlerine göre ortalama 750 bin lira faiz işletecek. 

Kredi çekip TOKİ'ye olan borç kapatılmış olunacak ancak TOKİ de borcunu erken kapattığın için yüzde 2 ila 5 arasında yani yaklaşık 50 bin lira ceza kesecek.

Olsun TOKİ'ye borçlu olmaktansa, "lanet olsun" deyip 750 bin lira faiz ödemeyi de 50 bin lira ceza ödemeyi de göze almak zorunda kalacak herkes. 

Krediyle kapatma imkanı olmayan, bankaya faiz ödemeye yanaşmayan, sistemin nasıl işlediğinin farkına varan hak sahiplerinin diğer bir çaresi de evi satıp verdiği parasını kurtarmak olacak. üzerine 50-100 bin kar koyup satabilirse ne ala, parasını değerinde geri almış olacak. Bazıları lanet olsun deyip ödediği para karşılığında evini satacak.

Elbette ki 20 yıl kirada oturmak yerine vereceği kira karşılığında ev sahibi olması, daha da önemlisi kendi evinde oturmasından daha iyi bir şey yoktur. 

Dikkatini çekmek istediğim şey, TOKİ'nin bugün 850 bin liraya sattığı evi sadece 2 yıl sonra 1.5 milyar lira borçlandırması ve ödediği paranın borcundan düşülmesi yerine boşa gitmesidir.

Ev kiralarına yüzde 25 sınırlandırma getiren irade, elinin altındaki TOKİ'nin vatandaşlara uyguladığı zamma da sınır getirmesi gerekir. 

Demem O Ki:

TOKİ'nin "sosyal" adı altında yaptırdığı konutların borçları, hiç de dar gelirli ailelerin ödeyeceği türden değil. 20 yıl gibi uzun vadeli oluşu da "borçluyken uykusu gelmeyen" Türk toplumunu çok yoracak türden.

Temennim Odur Ki:

Devletin bir kuruluşu olan TOKİ'nin bu fiyatlandırma ve sömürü sistemine son verilmesi, milleti Ziraat Bankası'ndan kredi çekmek zorunda bırakmadan, taksitlerini ve fiyatını sabitlemesidir.