Teknolojinin baş döndürücü gelişimi hayatın her alanını etkilemeye devam etmektedir. 1. Sanayi devrimi ile başlayan teknolojideki değişim, hız kesmeden devam etmektedir. 1. Sanayi devrimini 2. ve 3. Sanayi devrimleri takip ederek 2010 yılının sonuna kadar gelindi.

2011 yılında Almanya’nın Hannover şehrindeki fuarda Almanya tarafından “Endüstri 4.0” kavramı dile getirildi. Asıl hedef, bu teknoloji ile Almanya’nın otomotiv sektöründeki liderliğini korumak istemesiydi. Japonlar bunu “5.0” olarak dile getirirken, sanayi devriminin önderi İngiltere, “4. Endüstri Devrimi” ismini kullanmayı tercih etmiş, ABD ise “Dijital Değişim” olarak adlandırmıştır. Bu işin fitilini, 2008 yılında ortaya çıkan yapay zekâ çalışmalarındaki başarılar ateşlemiştir.
Kaba bir tabirle, “Endüstri 4.0” ile “5.0” arasındaki fark hızdır.  Endüstri “5.0”, “Endüstri 4.0” teknolojisinin hızını artırmıştır. Devletlerin gelişmişlik statüleri de bu sanayi devrimleri ile belirlenmeye başlanmıştır.
Konumuz, Tarım 4.0 Teknolojisi;
“Yeni teknolojiyle desteklenen akıllı tarım uygulamalarının tümü tarım 4.0 adıyla anılıyor. Dijitalleşen tarım uygulamaları, uzaktan yönetilebilen araçlar, oluşturulan bilgi sistemi, yapay zekâ destekli makineler, tarım 4.0’ın kapsamına giriyor. İnternet ve kablosuz bluetooth teknolojisi, tüm yeniliklerin temelini oluşturuyor. Ekipmanlara yerleştirilen sensörler, kablosuz bağlantı aparatları yardımıyla veri topluyor. Çiftçiler, araştırmacılar kolaylıkla veri alarak, kilometrelerce uzaktan tarlaları, ekinleri, araçları hakkında bilgiye erişebiliyor, hatta ekipmanlar uzaktan kontrol edebiliyor. Geleceğin teknolojisinde otomatik cihazlar bir komuta bile gerek duymadan keşfettiği sorunu kendi kendine hallederek, çiftçiye raporlayacağa benziyor.” (tarfin) 
“Dünyada akıllı tarım geliştirmelerinin temel hedefleri arasında sürdürülebilirlik, verim, kapasitenin artırılması ve doğaya zararın azaltılması sayılıyor. Yakıt tüketiminin azaltılması, üretkenliğin kontrolü, hassas tarım olanaklarının artırılması, daha hızlı veri analizi yapılabilmesi gibi avantajlar yeni teknolojiyle beraber mümkün olmaktadır. Yakın gelecekte toprağın kalitesinin, sulama seviyelerinin, hava durumunun, haşere sorununun, ilaçlama ihtiyacının yapay zekâ kullanan cihazlarla ölçüleceği ve tüm veriler analiz edilerek, yine araçlarca gerçekleştirileceği öngörülüyor. Traktörlerde yer alan sensörler, sahaya yerleştirilen parçalar ve uydu görüntüleriyle kapsamlı veri toplama mümkün olabileceği aşikardır.” (tarfin)
Konuyu biraz daha basitleştirerek anlatacak olursak; kapınızdaki tarım araçları gerekli teknolojik donanım yüklendiği takdirde, insan iş gücüne ihtiyaç duymaksızın, sürülmesi gereken bir tarlayı sürebilecek, ekimi, ilaçlamayı, gübrelemeyi yapıp hasadı ve daha birçok tarımsal faaliyeti gerçekleştirerek araç parkına geri dönebilecektir. 4.0 teknolojisi kapsamında sahip olunan donanımlarla, her türlü tarımsal bilgiyi toplayıp depolayabilme ve kullanabilme özelliğine sahip olunabilmektedir.
Tarım 4.0 teknolojisi, tarımda verim ve kaliteyi artırmasının yanı sıra masrafları ve insan işgücünü düşürebilmektedir. Çevreye verilen zararı asgari seviyelere indirmek mümkün olacaktır. Bu teknolojiyi kullanan ülkelerde, tarımda işsizlik oranının arttığı görülmektedir. Tarımda çalışan nüfusu yüksek olan ülkeler, bu teknolojiye sahip olmadan önce, işsizliğe karşı tedbirler almalıdır.
Türkiye’de, Tarım 4.0 teknolojisine yatırım yapmalıdır. Başta Bakanlık olmak üzere, Üniversitelerin Teknokentlerinde Tarım 4.0 teknolojisi üzerine çalışma mecburiyeti getirilmelidir. Araştırma Enstitüleri işin içine dahil edilmelidir.
Ülkemiz, tarım ve sanayideki milletler mücadelesinden kopuk yaşamamalı ve bu teknolojilere geç kalınmadan yatırım yapmalıdır. Aksi takdirde bedelini milletçe ağır ödeyeceğimiz aşikardır!