ERKEN HABER - KESK AMED Şubeler Platformu, Diyarbakır'da düzenlediği basın toplantısında "Seçim bütçesi değil geçim bütçesi istiyoruz" taleplerini dile getirdiler.

Platform adına SES Amed Şube Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak, hazırladıkları açıklamayı okudu. 17 Aralık'ta Ankara'da eylem yaparak, taleplerini dile getireceklerini bildirdiler.

Çok zor günlerden geçildiği, Halkın yaşadığı tablonun her geçen gün karardığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: 

"Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı kriz bitmek bilmiyor.  Her güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Artan hayat pahalılığında maaşlarımız, ücretlerimiz mum gibi eriyor. 

Burada enflasyon,  hayat pahalılığı, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği rakamlarından uzun uzadıya bahsedecek değiliz.  İşçisinden kamu emekçisine, asgari ücretlisinden emeklisine tüm ücretli kesimler, dar gelirli yurttaşlar olarak gittikçe derinleşen yoksulluğu her birimiz zaten iliklerimize kadar yaşıyoruz.

Her şey bir yana ülkemizin enflasyon ve işsizlik oranlarının toplamından oluşan Küresel Sefalet Endeksinde dünya liderliğine yükselmiş olması her şeyi zaten fazlası ile anlatıyor. 

Peki, bu duruma nasıl geldik?

Maaşlarımız, ücretlerimiz yıllardır hiç birimizin inanmadığı TÜİK sanal rakamlarına göre artırıldı. Yaşadığımız gerçek hayat pahalılığı ile ilgisi olmayan bu sanal rakamlar özellikle ücret zammı dönemlerinde daha da aşağı çekildi.

Seçim dönemleri öncesinde ise ağzımıza bir kaşık bal sürmek adına bu sanal rakamların birkaç puan üzerinde artışlar yapıldı. 

Ama hem iğneden ipliğe her şeye hem de bizden alınan vergilere bu rakamların çok üzerinde zamlar yapıldı. Sonuçta dün aldığımızı bugün alamayacak hale geldik. Satın alma gücümüzü kaybettik,  gittikçe yoksullaştık.

Yine bir seçim arifesindeyiz.

Karşımızda yaklaşan seçimlerde koltuğu kaybetme tehlikesi gittikçe artan bir iktidar var. Bunun için yıllardır hayata geçirdikleri taktiğe bir kez daha sarılıyorlar. 2023 bütçesini halk için “kesenin ağzının açılacağı” bir bütçe gibi göstererek seçim yatırımına dönüştürmeyi hedefliyorlar.  Bu hedef için seferber edilen yüzlerce medya kuruluşu her gün “yeni yılda asgari ücretliye, emekliye, memura yüksek oranlı zamlar yapılacak” haberleri yapıyor.

İTO açıkladı: Ocak ayında 142 ürüne zam geldi İTO açıkladı: Ocak ayında 142 ürüne zam geldi

Buradan emeği ile geçinen tüm kesimleri, yurttaşlarımızı uyarıyoruz. Bugüne kadar onlarca, yüzlerce defa hayata geçirilen bu oyunu bozmaya çağırıyoruz. 

Bugüne kadar bize ne zaman kaşıkla bir şey verseler kepçe ile geri aldılar.

En son sene başında “tarihi artış yaptık” dedikleri asgari ücrete Temmuz ayında tekrar artış yapmak zorunda kaldılar. Buna rağmen asgari ücret iki ay bile geçmeden açlık sınırının altında kaldı.

Yine sene başında “asgari ücrete gelir vergisi muafiyeti getirdik, tüm ücretliler bu muafiyetten yararlanacak” dediler.  Peki, ne oldu?  TÜİK enflasyonu bile %85’i aşmasına rağmen gelir vergisi dilimlerini bir kuruş bile artırmadılar. Birkaç ay içinde ikinci vergi dilimine şimdi de üçüncü vergi dilimine girdik. Hepimizi gelir vergisi ile dilim dilim soymaya devam ettiler.

 Şimdi TBMM’de görüşmeleri devam eden bütçe ile bir kez daha aynı oyunu kuruyorlar.

Bir taraftan bizim maaşlarımızı, ücretlerimizi sahte TÜİK rakamlarının birkaç puan üzerinde arttırmayı vaat ediyorlar. Diğer taraftan tüm yükü ücretli kesimler, dar gelirliler olarak bizim omuzlarımıza yıkılan vergileri, faiz giderlerini geçen yıla göre en az bir buçuk kat artırıyorlar.  Yani bir cebimize birkaç kuruş koymayı vaat ederken diğer cebimizden çok daha fazlasını alıyorlar.

Üstelik cebimizden alacakları vergilerin bize yol, su, elektrik olarak dönmeyeceğini daha baştan söylüyorlar. Açık açık “sizden aldığımız, ücretlerinizden kestiğimiz vergileri toplumun %1’ini bile oluşturmayan bir avuç zengine, patrona, teşvik, vergi affı olarak aktaracağız diyorlar. 

Açlık sınırı altıdaki asgari ücretin %50 artırılması konusunda Çalışma Bakan’ın “Hayali değil gerçekçi bir rakam üzerinde durmak lazım” sözleri iktidarın kimden yana olduğunu fazlası ile ispatlıyor.

Kısacası 2023 bütçesinde kesenin ağzını işçiler, emekçiler, emeklikler, çiftçiler, küçük esnaflar için yani halkın %99’u için açmıyorlar. Kesenin ağzı her zaman olduğu gibi yine paradan para kazananlar, faizden, hazine garantisinden beslenenler,  çalıştırdığı asgari ücretliler kadar bile vergi ödemeyenler için açılıyor.

%1’in çıkarı için %99’u yok sayan adaletsizliğe, haksızlığa karşı çaresiz değiliz. Bunun için bir adım daha atıyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkmak için 17 Aralık Cumartesi günü Ankara’da “ Seçim Bütçesi Değil, Halktan-Emekten Yana,  Geçim Bütçesi İstiyoruz” Mitinginde buluşuyoruz.

Çağrımız işçisi, kamu emekçisi, emeklisi, asgari ücretlisi, kadını, genci ile bu düzenin çarkları ile ezilen,  ötekileştirilen herkesedir.

TALEPLERİMİZE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM

Temel tüketim maddelerine son iki yıl içinde yapılan zamların geri alınması,

Mali kayıplarımızın yaşanan gerçek hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırında yaşanan artış temel alınarak telafi edilmesi,

Vergide adaletin sağlanması, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınması,

Tükettiğimiz her şeyden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesi,

Gelir vergisi birinci dilim oranının %15 ten % 10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesi,

Kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılması, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınması,

Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesi

Kamu hizmetlerinin tasfiyesine, özelleştirmelere, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine aktarılan hazine garantilerine son verilmesi,

Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılması,

Her türlü güvencesiz istihdama son verilmesi,

Engelli yurttaşların erişebilirlik sorununun çözülmesini, engellilere yönelik kamu hizmetlerinin geliştirilmesi,

Kaynaklarımızın savunmaya, güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; adaletin tesis edilmesi, emek, barış ve demokrasi için kullanılması,

GELİN;  İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Adil Bir Vergi Sistemi, Halk İçin-Emek İçin Bütçe, Güvenceli İş, Güvenli Gelecek İçin omuz omuza verelim."