1 varmış, 2 yokmuş.
Teklik, 1’i mutlak mağrurluğa itmiş emsalsiz olduğunu sanmış.
Oysa matematiğin melodik ve ardışık yasası işliyormuş.
1 yok olmuş, 2 bu dünyaya avdet etmiş.
2 demokratmış, çok sesliliğe inanıyormuş.
2, 3’e minnet eylememiş, günü saati gelince geçmişinde ne varsa gururla teslim etmiş 3’e.
3’ün iktidarı ona ayrılan süre içerisinde sürüp gitmiş.
Zaman fasılasız akıyormuş.
Bir gün her ölümlü gibi 3 de ölmüş.
4’e gün doğmuş.
4, iktidarını süresiz ve sonsuz sanıyormuş.
1’den, 2’den, 3’den büyüğüm demiş, böbürlenmiş.
Zaman kıs kıs gülüyormuş, vakit tamam olduğunda 4’ü de mağlup etmiş, hiçbir hükmü kalmamış.
Esamisi bile okunmaz olmuş.
Eskiyen pörsüyen gücü tükenen 4, sonunda her şeyin zamana yenik düşeceğini anlamış, dört gözle
iktidarını devredeceği 5’i beklemeye başlamış.
İçinde bulunduğu berbat durumdan kurtulmak için ölümü gözler hale gelmiş.
5; 4’ten emaneti devralmaya geldiğinde 4’ün haline bakıp gülmüş.
4 onu uyarmış, ‘Ululanma! Zaman bir gün seni de yenecek’ demiş.
Demiş ancak 5 ona kulak tıkamış, iktidar bayrağını hışımla çekip almış 4’ün elinden.
‘Zaman mezarlığındaki yerin seni bekliyor, fazla lakırdı etme, akla ihtiyacım yok’ demiş.
E… Ne de olsa 5, 4’ten büyükmüş.
5 ne demokratmış ne çok sesliliğe ne ifade özgürlüğüne inanıyor ne de kendinden sonra gelecek 6’nın ayak seslerini duyuyormuş.
6, elinde zamanın imzaladığı mazbata sessiz ve derinden geliyormuş.
5’in iktidar koltuğunun arkasında bir yazı asılıymış; ‘vakti gelmeden gül açmaz, gül açmadan bülbül
ötmez’.

İktidarı süresince açması gereken güller açmış, güller kuruyup toprağa karışınca dalında öten
bülbüller de tası tarağı toplayıp gitmiş.
Bağ perişanmış ama bağban iktidar hırsıyla kör olmuş, olan biteni göremiyormuş.
5, güle de bülbüle de ağzına geleni söylemiş.
Oysa zaman randevusuna sadıktır her daim.
5, olan biteni anlamaya çalışırken kapı çalmış ve 6 çıkagelmiş.
‘Sana senden sonra 6 gelecek demediler mi?’ diye sormuş 5’e.
5 şaşkınmış, ‘benden sonra kimsenin geleceğini sanmıyordum, kendini mutlak sanan 1’den, çok
sesliliği savunan demokrat 2’den, minnetsiz 3’den, böbürlek 4’den büyüktüm. 5’im ben 5, anlamıyor
musun? Sen de nereden çıktın?’ demiş.
6 elindeki mazbatayı ve 5’in arkasında asılı duran ve hiç bakmadığı o yazıyı göstermiş, ‘Vakit sana gülzar verdi, güllerin açtı, gül açan dallarına bülbüller kondu. Lakin zaman acımasız yüzünü sana da
gösterdi işte. Hayıf ki sen anlamadın, anlamak istemedin. Güller soldu, bülbüller başka diyarlara uçtu.
Hangi diyara diye sorarsan; 6’nın diyarına, yani benim. Yaşadığın yeri cennet yapamadın, cehennem
seni bekler’ demiş.
5, kuyruğu kıstırıp gözden kaybolmuş.
Ego işte, 6; altın sanıyormuş kendini.
‘Çamura da düşsem 6’nım, benden öncekiler gibi renksiz değilim, insanı cezbeden albenili bir rengim var, dünya var oldukça var olacağım. Değerim düşmez, ışığım eksilmez’ diyormuş.
6, zaman ve mekân mefhumundan azade sayıyormuş kendini, süre ayaklarının altından kayıp gitmiş.
Başına karlar yağmış, kamburu çıkmış, kameti bükülmüş, gözleri görmez olmuş.
7 belirmiş kapıda.
Bir el dokunmuş 6’nın omzuna, ‘Ben 7, seni yemeye geldim, çekil git artık, 7 senin kıyametindir. Acun sana kalır mı sandın? Bir türlü göremedin gerçeği, altın hancı sen yolcusun bu hayatta. Hadi bakalım teneşir seni bekler’ demiş ve 6’nın boşalttığı kürsüye kurulmuş.
7 yalamış yutmuş her şeyi, doymak bilmiyormuş.
Yerinden kalkacak hali kalmamış.
Obezlenmiş tahtına sığmaz olmuş.
Hem dünyalığını hem de taht ömrünü adına yakışır şekilde yemiş.
Vakit yine sahne almış.
8 karşısına dikilmiş.

Elindeki mazbatayı sallamış ve ‘sonun geldi’ demiş.
7 yekinmiş ancak tahtından kalkamamış.
Patlamış, tuz buz olmuş.
8; ‘iki göbekliymiş, iki fatihe iki hakana iki padişaha bedelim ben, bu taht bana dar, yan yana iki taht
isterim’ demiş.
İki kanatlı iki oturaklı devasa bir tahta oturmuş.
Kendinden öncekileri ikiye katladığına inanıyormuş.
Zaman geçmiş, iki göbeği üst üste katlanmış, sıfır olmuş hiçbir değeri kalmamış.
ÇOK UZATTIK!
Sayılar ve zaman sonsuzdur.
Yani demem o ki, zaman herkesi yenecek.
Ululanmayacaksın, iktidar hırsıyla kör olmayacaksın, dünya babanın malı değil.