Demirel’in CB süresi bitiyordu. Yeniden CB olmak istiyordu pek tabii. Kulis çalışmaları yapılıyordu mecliste. Önce Demirel üzerinde mecliste konsensüs sağlanmış gibi görülüyordu. Hemen bütün partiler anlaşmış bir havada idi. 

Hatta Fazilet Partisi bile onaylamıştı. 

Sonra bir DSP milletvekili o dönem Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Ahmet Necdet SEZER’in ismini atıverdi ortaya. 

Demirel’in planı alt üst olmuştu. 
Bu sefer oklar Sezer’i göstermeye başladı. 

Sezer için müthiş demokrat ve mutedil bir insan deniyor ve bu yönde lobi yapılıyordu. 

27 Nisan ve 1 Mayıs 2000 tarihlerinde TBMM’de yapılan ilk iki turda gerekli olan 3’te 2 çoğunluk sağlanamamış başka adaylar da oy almıştı. 
5 Mayıs 2000 tarihindeki 3. turda Sezer 330 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. CB olarak seçilmiş oldu. 

FP’nin adayı Nevzat Yalçıntaş 113 ve MHP’nin adayı Sadi Somuncuoğlu da 43 oy aldılar. 

Sadi bey adayım diye ortaya çıkınca bazı MHP’lilerce tartaklandı. 

 Sezer mecliste aralarında FP ve DYP’nin liderlerinin de olduğu 5 partinin ortak adayı olmuştu. 

İki enteresan ve kilit olay yaşanmıştı o dönem;

Bunlardan ilki, 
Sezer, 2000 yılının Haziran ayında AnaSolM hükümetinin yolladığı bir KHK’yı iki kere veto ederek hükümete geri gönderdi.
KHK 28 Şubat döneminde irticai faaliyetlere katılan devlet memurlarının memuriyetten atılmasını kolaylaştıran bir hüküm içeriyordu. 
Sezer bu KHK Anayasaya aykırı  diyerek iki defa geri gönderdi. 
Ecevit küplere bindi. AnaSolM Hükümeti Sezer’e cephe aldı. 

İkinci olarak da Sezer 3 kamu bankasının özelleştirilmesini içeren KHK’yı da iade etti. 
Hükümetle CB arasındaki bütün köprüler atılmıştı. 

Bütün bunların üzerine Sezer, 19 Şubat 2001 Çarşamba günü  yapılan MGK toplantısında adeta BB Ecevit kapıştı. Sezer Ecevit’in önüne Anayasa kitapçığını fırlatıp atarak ‘Bu kitapta yazan kanunlara uymak zorundasınız’ dedi. 

Hükümet kanadı toplantıyı terk ederek alelacele bir basın toplantısı düzenledi. Ecevit’in sesi titriyordu. 

O gün, tarihimize 
‘Kara Çarşamba’ olarak adlandırılan ve o döneme dek Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en derin ekonomik krizinin başlangıcı olan bir gün olarak geçti. 

Ekonomik Krizin Hükümet ortakları
DSP
ANAP
ve
MHP idi. 

Sezer AkParti iktidarının başladığı yıl olan 2002 yılına kadar, eşleri başörtülü milletvekillerini Çankaya Köşkündeki davetlere, eşleriyle birlikte davet ederken sonraları eşler davet edilmemeye başlanmıştı. 

Nasyonal Sosyalistler besbelli Sezer’e de baskı yapıyordu. 

Başka bir jargon uydurarak yaptılar bu ayrımcılığı;

Kamusal Alan...

Bugün bile ne demek olduğu bilinmeyen bir kavram ortaya atılmış oldu. 
Güya, Çankaya Köşkü kamusal alanmış ve başörtülüler de irticayı temsil ettiklerinden kamusal alanlara giremezmiş. 

İrtica, yani gericilik. 
Başörtülüler gericiymiş başı açık kadınlar da ilerici. 

Böyle salak salak şeylerle uğraştırdı durdular bu ülkeyi yıllarca nasyonal sosyalistler. 

Sezer görev süresi boyunca büyük çoğunluğu Ak Parti’nin olmak üzere toplam 67 kanun, 22 bakanlar kurulu kararı ve 729 kararnameyi veto ve hükümete iade etti.

Sezer görev süresi boyunca toplam 190 mahkumu affetti. Bunlardan;
40 DHKP-C, 
6 PKK, 
28 TKP-ML TİKKO, 
28 TİKB, 
19 DEV SOL, 
17 MLKP, 
15 THKP-C, 
3 TDP, 
2 TEKP LENİNİST GERİLLALAR, 
1 DHP, 
1 DEV YOL... örgütlerine mensup teröristler vardı. 
Affedilen teröristlerin büyük çoğunluğu tekrar eylem yaptı. Kimisi de öldürüldü. 

(Devamı Var)