Mısır'da 9 yıl önce gerçekleştirilen darbe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Al Sisi ile görüşmesiyle tekrar gündeme geldi.

Abdulfettah Al Sisi, dönemin Genelkurmay Başkanı olarak darbeyi gerçekleştirmişti bundan tam 9 yıl önce 3 Temmuz 2013'te. Sisi, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi bilinmeyen bir yere hapsetmiş, ekran karşısına çıkıp, darbe yaptık demişti.

AA'nın Arapça servisinden sorumlu Dış Haberler Müdür Yardımcılığı yaptığım döneme denk gelmişti bu gelişmeler. Darbeden bir ay önce Kahire'ye gitmiş, oradaki Arapça Servisimizin kuruluşuyla ilgili sorunları gidermeye çalışmıştım. 

Kahire dönüşümde yöneticilerime "Bir ay sonra Mısır'da darbe olacak. Darbe gerekçesiyle Kahire'deki ofisimizi kapatıp sorunları çözmüş olalım" demiştim. Oradaki ofisi kapatmadan sorunların çözülemeyeceğini tespit etmiştim çünkü. Darbe olmaz demişlerdi... Oradaki ofisin sorunları şimdiki konumuz değil tabii ki...

Tahmin ettiğim gibi bir ay sonra askeri darbe ilan edilmiş, tekrar Kahire'ye doğru yola çıkmıştım. Darbenin günü, Mursi'nin itidara gelişinin yani Cumhurbaşkanı seçilişinin birinci yıl dönümü olan 30 Haziran'a denk geliyor zaten. Askerin Mursi'ye verdiği sürenin dolduğu gündü. Onun için darbe olacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yoktu.

Mursi, AK Parti'nin kongresine de katılmıştı. Oradan Türk halkı kendisini tanır zaten.

30 Haziran'da Tahrir Meydanı'nda toplanan Mursi karşıtları, istifa etmesini istiyordu.  İstifa talebinin nedenleri arasında "Mursi'nin giderek otoriterleştiği ve laik kesimi veya hukukun üstünlüğünü aldırmaksızın İslamcı politikalar uyguladığı" şeklinde suçlamalar vardı

Mursi destekçileri de Nasr semtinde gösterilere başladı. Barışçıl bir şekilde başlayan gösteriler, Mursi karşıtlarının İhvan-ı Müslim partisinin genel merkezini basmasıyla şiddete dönüştü.

Genelkurmay Başkanı Sisi, göstericilere ve hükümete aralarında anlaşmaları için 48 saat süre tanıdı. 3 Temmuz'da silahlı bazı kişilerin (!) açtığı ateş sonucu Mursi destekçilerinden 18 kişi yaşamını yitirdi, 200'e yakın kişi yaralandı. Bu olay, darbeye zemin hazırlamış oldu.

Olan oldu, Mursi bilinmeyen bir yere hapsedildi, parti yöneticileri gözaltına alındı. Anayasayı askıya aldığını açıklayan Sisi, darbeyi açıklarken yalnız değildi.

El Ezher Büyük İmamı Ahmed et-Tayyib de vardı Sisi'nin televizyon konuşmasında. Hiç unutamayacağım bir fetva verdi et-Tayyib "Büyük müsibetler, küçük müsibetlerle gderilebilir". Tam da Sisi'nin istediği fetvaydı zaten. 

Darbe yapmışlardı. Erdoğan, oradaki halkı destekliyor, darbeyi kabul etmediğini dile getiriyor, halkın sokaklara çıkmasını, evlerine girmemesini istiyordu.

Hatta Rabiatül Adeviyye Meydanı'nda toplanan Mursi'nin partisi İhvanı Müslim (Müslüman Kardeşler Partisi) destekçilerine yardım bile gönderiliyordu Türkiye'den.

Rabiatül Adeviyye Meydanı'na Recep Tayyip Erdoğan'ın dev afişi de asılmış, fotoğraflar çekilip, görüntüler yayınlandıktan bir gün sonra kaldırılmıştı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı önünde sabah namazı kılan halkın üzerine Mısır askerleri tarafından ateş açılmış, 114 kişi şehit edilmişti. O manzara karşısında dizlerimin bağı çözülmüş, boğazım düğümlenmiş, gözyaşlarıma hakim olamıyordum. İçim kan ağlıyordu haberi yayına verirken.

Mubarek Ramazan günü yaşadığımız zulmü tarif edecek yeteneğim maalesef yok. Ateş eden asker de Allahuekber diyordu, oruç tutmaya niyet etmiş, sabah namazını kılarken mermilerin isabet ettiği 114 kişi de Allahuekber diyerek şehit oluyordu. Müslümanın Müslümana kıydığı günlerden biriydi.

İdam cezası verilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ise sağlık durumu kötüye gitmesi nedeniyle duruşma sırasında 2019'da Hakk'ın rahmetine kavuştu. 

Mısır ile Türkiye ilişkileri, darbede koptu. Darbeci Sisi, Türkiye'nin bütün kurum ve kuruluşlarını sınır dışı etti, birisi hariç.

Türkiye'nin siyasi tutumu nedeniyle 9 yıldır Mısır ile ilişkilerimiz donduruldu. Aradan geçen 9 yıl sonra ilk kez Türkiye ile Mısır arasında bir görüşme gerçekleşti. Katar'daki Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Sisi arasında en zirvede olan en üst düzey bir görüşme oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Mısır ilişkilerini, Mısır darbesini içişlerinde malzeme olarak kullandı, halkın oyunu istedi. Seçim meydanlarında 4 parmaklı (Rabia'nın Türçe karşılığı olan 4) işaretiyle selamladı seçmenlerini.

Mangalda kül bırakmadı, bir düşman belirlemiş, o düşmana meydanlarda sözlü saldırıda bulunup dolandı, posta koydu, kabadayılık yaptı... Adına ne derseniz deyin, dış işlerini iç işlerine malzeme yaptı.

Mısır için "Tiran" benzetmesi yapan Erdoğan, Sisi'nin katıldığı BM Genel Kurulu'nun yemek davetine katılmayarak "Aynı masada oturarak darbecileri meşrulaştırmam" demişti.

Geçen 9 yılda milletin unuttuğu çok şey var Mısır askeri darbesinden sonra yaşananlar konusunda. Bu bahsettiklerim sadece bir kısmı.