80 yaşındaki Makbule Özer'in Kürtçe tercüman olmadan sağlık kontrolünde kendini ifade edemediği için cezaevine gönderildiği iddia edildi.

ERKEN HABER - Van’da terör örgütüne yardım etme suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezasının onaylanmasının ardından cezaevine konulan 80 yaşındaki Makbule Özer’in oğlu Medeni Özer, Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen annesinin tercüman olmadığı için dinlenmeden cezaevine gönderildiğini ileri sürdü.

Medeni Özer, annesinin yaşadığı ağır sağlık sorunları nedeniyle çok zayıfladığını ve ATK’ya gönderileceği gün, tahliye edileceği için çocuklar gibi sevindiğini söyledi. Özer “İlgili kurumlar talimat ile çalışıyor. Annemizin yanında İstanbul’a giden ve Kürtçe bilen gardiyanı bile tercüman olarak dinleyebilirlerdi. Onu da yapmamışlar. İstanbul dönüşü annem ile görüşmedik, sağlığından endişeliyiz” dedi.

Adalet Bakanlığı1

ADALET BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI

Adalet Bakanlığı, 80 yaşındaki mahpus Makbule Özer'le ilgili Kürtçe tercüman olmadığı gerekçesiyle öyküsünün dinlenmediği iddiasını yalanladı. Bakanlık yaptığı açıklamada Özer'in ve avukatının tercüman talebinin olmadığını söyledi.

Bakanlık yaptığı açıklamada, "24 Ağustos Çarşamba günü kurumumuza muayene için Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen hükümlü Makbule Özer'in Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu tarafından yapılan muayenesinde hekimler ve hasta arasında herhangi bir iletişim sorunu yaşanmamış, muayenesi sırasında kendisinden istenen hareketleri anlamış ve doğru bir şekilde uygulamış, bu nedenle tercüman ihtiyaç duyulmamış, kendisinin ve avukatının da tercüman talebi olmamıştır" dedi.

Twitter'daki hashtag ve trendler (1 Ekim) Twitter'daki hashtag ve trendler (1 Ekim)

"TERCÜMAN İSTEYECEK KADAR TÜRKÇE BİLMİYOR"

Makbule Özer’in avukatı Dilan Kunt ise, Özer’in kendisini sözlü olarak ifade edemediğini, beden diliyle sorunlarını anlattığını belirterek, “Kendisi Kürtçe konuşmuş. Kendisinin ‘Bana tercüman getirin’ diyebilecek Türkçesi yok, Kürtçe konuşuyor. Bunun için tercüman talebine gerek yok, doğrudan tercüman bulundurmaları gerekiyor. Ben, Özer’i cezaevinde ziyaret ettim. Özer bana, ‘Ben oraya gittim tercüman da yoktu. Anlatmaya çalıştım ama bana, ‘Zaten rapor var önümüzde sadece seni muayene edeceğiz’ dediler. Beni muayene ettiler, sonra beni geri Van’a getirdiler’ dedi. Muayene onam formu ile başlar, sonrasında öykü alınır. Fakat, ATK el kol hareketleriyle muayeneyi gerçekleştirmiş. Kendi açıklamasında da bunu kabul ediyor” diye konuştu.

Elif Esen

DEVA PARTİSİ: "ÖZÜRLERİ KABAHATLERİNDEN BÜYÜK"

DEVA Partisi Kadın Politikaları Başkanı Elif Esen, ağır sağlık sorunları yaşayan 80 yaşındaki tutuklu Makbule Özer’in Adli Tıp Kurumu’nda ‘Kürtçe tercüman olmadığı’ gerekçesiyle alelusul muayene edilerek cezaevine geri gönderilmesine ilişkin açıklama yaptı.

Esen, Adalet Bakanlığı’nın konuya ilişkin yaptığı açıklamayı eleştirerek, “Bakanlık, 'Mahkûm kendisinden istenen hareketleri anlamış, bu nedenle tercümana ihtiyaç duyulmamış' diyor. Özürleri kabahatlerinden büyük” dedi.

Adalet Bakanlığı’nın konuya ilişkin yaptığı açıklamayı eleştiren DEVA Partisi Kadın Politikaları Başkanı Elif Esen, şunları kaydetti:

“2 yıl 1 aylık hapis cezası sonrası 9 Mayıs’ta tutuklanan ve ağır sağlık sorunları yaşayan 80 yaşında bir kadın tutukludan bahsediyoruz. Muayeneye gidiyor, tercüman olmadığı için hareket diliyle muayenesinin gerçekleştiği ve bunun da yeterli olduğu ifade ediliyor resmi makamlardan. Bunda adalet, akıl, mantık, vicdan var mıdır? Nasıl bir sorumsuzluktur? Türkçe bilmeyen yaşlı bir hasta derdini ne kadar anlatabilir hareketlerle? Tutuklu olması en temel hakkından mahrum kalmasına sebep sayılabilir mi? Hayati önemi haiz bu konunun birçok boyutu bulunmakla beraber esasında bu sorun, Kürt vatandaşlarımızın demokratik hak, özgürlük ve eşit vatandaşlık haklarına yaklaşım anlayışı ile ilgilidir. Açıklama yapan makamın Adalet Bakanlığı olması da ayrıca anlamlıdır.”