İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin kıyafetinden dolayı Ahlak Polisi tarafından darp edilmesi ve gözaltındayken ölümüyle başlayan protestolarda 8 kişi öldü.

ERKEN HABER - Haber Analizi Eyüphan Kılıç - Mahsa Amini'nin öldürülmesinin ardından başlatılan protesto ve gösteriler sıradan bir olay değil. İran'da neler oluyor? Protestoların ülke sathına yayılması ve başka ülkelerde de gösteriler düzenleniyor olması, iyi analiz edilmelidir.

İran İslam Cumhuriyeti, şeriatla yönetilen bir devlettir. Orada Şer'i hükümler uygulanır. Hırsızlık yapanın eli kesilir, zina yapan kırbaçlanır, haksız yere birini öldüren idam edilir...

İslamiyetin kurallarının günümüze kadar uygulanmaya çalışıldığı ülkelerden biridir İran. 

Müslümanlığı kabul eden herkes İslamiyet'in şartlarını da kabul etmiş oluyor. İran'da yaşayanlar da bu şartlarda yaşamayı 1979'dan beri kabullenmiş durumda.

Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta yaşadığı ülkelerde olduğu gibi faiz haram ama faizli paraya bulaşanın olmadığı, zina haram ama suç sayılmadığı, hırsızlık haram ama hırsızlığın önüne geçilmediği ülkeler de yok değil.

"Namaz kılmıyorum ama kalbim temiz" söylemleriyle "Ilımlı İslam" uydurmalarıyla ilgili bir yazı yazacak değilim.

Konumuz İran, konumuz Mahsa'nın öldürülmesi.  

İran gösteri2

Amerikalı bir tetikçinin yazdığı Ekonomik Tetikçinin İtirafları adlı kitapları okumayanız olmamıştır herhalde. O kitapta da bahsedildiği gibi oyun ortada.

ABD, İran'ı bir türlü dize getiremedi. Ekonomik Tetikçiler (ET) başarısız oldu, İran'ın ekonomisini bozamadılar, ABD veya AB ülkelerine borçlandıramadılar. 

Devreye Çakallar girdi. Suikastçılardan oluşan çakallar, İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani öldürdüler. 

İran, 2010'da başlayan ve nükleer bilim insanları ile balistik füze programının başındaki isimlerin de aralarında bulunduğu kişilere yönelik suikast ve sabotajlarda 7 üst düzey görevlisini kaybetti.

Çakallar, ellerinden geldiği en üst seviyede suikastlar düzenledi 12 yıl boyunca ama başarılı olamadı.

Şimdi sıra ASKER'de...

ABD'nin yıllardır uyguladığı Ekonomik Tetikçi/Çakal/Asker sıralamasında İran, Asker kısmına kadar gelebildi. Çünkü tetikçiler ve çakallarla hedefine ulaşamayan ABD,şimdi askeri devreye koymaya çalışıyor.

Mahsa Amini'nin öldürülmesi olayı bir bahane olarak gösterilip, İran sokaklarındaki gösteriler desteklenip, gösterilerin büyümesi için ajanlarını devreye koyup, askerin yönetime el koyması hedefleniyor.

ABD, niçin böyle bir yola başvuruyor sorusunun cevabı gayet açık ve net: NÜKLEER

İran'ın nükleer enerji elde etmek için başlattığını söylediği Nükleer Proje, başta ABD olmak üzere batı ülkelerinin "nükleer silah üretmek için başladığını" ileri sürmeye başladı.

İran Nükleer Programı 1950’lerde "Barış için Atom" programının bir parçası olarak ABD’nin yardımı ile başlatılmıştı. 

ABD’nin ve Batı Avrupalı hükûmetlerin İran’ın nükleer programına desteği, cesaretlendirmesi ve katkısı 1979’da Şah rejimini deviren İslami devrime kadar sürdü.

1979’daki devrimden sonra İran hükûmeti programı durdurdu ve daha sonra devrim öncesine göre daha düşük bir Batı desteği ile yeniden uygulamaya başladı.

İran nükleer programı bir dizi araştırma merkezi, uranyum madeni, nükleer reaktör ve uranyum zenginleştirme merkezini içeren uranyum işleme yapılarından oluşuyor.

İran’ın ilk nükleer santrali Buşehr-I’in Mart 2008’de üretime geçmesi planlanmıştı ancak 4 Eylül 2011 tarihi itibarıyla faaliyete geçebildi.

İran ile Fransa, Almanya ve İngiltere Nükleer Enerji konusunda 2015'te anlaşma imzaladı. Ancak bu anlaşmanın ardından ABD'nin baskısıyla söz konusu ülkeler, "İran'ın samimiyetinden şüpheliyiz" açıklamalarıyla anlaşmayı askıya almaya başladılar.

İkna çalışmaları sonucu bir PKK'lı terörist daha teslim oldu İkna çalışmaları sonucu bir PKK'lı terörist daha teslim oldu

Dünyanın Jandarmalığına soyunmuş olan ABD, batılı ülkeleri devre dışı bırakarak İran'ın nükleer enerjisiyle bizzat ilgilenmeye başladı.

Geçen hafta İran bir açıklama yaparak ABD'ye "Nükleer Anlaşma'ya hazır olduğunu ancak ABD'nin teminat vermesi gerektiğini' kamuoyuna duyurdu.

İran, ABD'ye karşı diretiyor, "Anlaşma yapılmasını istiyorsan bizim istediğimiz şekilde hareket edeceksin" mesajı veriyor. 

Masha amini

ABD'NİN TEHDİDİ YENİ DEĞİL

Suriye İç Savaşı başladığında İran'ın Ankara Büyükelçisi ile bir sohbetimiz olmuştu.

Suriye Savaşı bölgesinden yeni dönmüştüm. Halep'teki çatışmaların ortasından geleli fazla bir zaman geçmemişti, bu görüşmeyi yaptığımızda.

İran'ın kendi halkını öldüren Esed'i nasıl dekteklediğine ilişkin eleştirilerime karşılık veren İran Büyükelçisi, "Biz Suriye'nin Irak'a dönderilmesini istemiyoruz. Büyük çerçeveyi görmeniz lazım. Dış güçlerin Suriye'deki oyunlarına gelmemek, Suriye'nin sınır bütünlüğünü korumak lazım. ABD'nin Suriye'den sonraki hedefi İran, İran'dan sonraki hedefi de Türkiye. Bu göremeyecek kadar kör olmamalıyız" meyanında ifadeler kullanmıştı.

Bu konuyu aramızda uzun uzun görüştük, tartıştık, fikir alışverişinde bulunduk.

Mahsa Amini'nin bu olayları bahane edilerek İran'da bir iç karışıklık çıkarmak isteyen, emellerine ülkeyi karıştırarak ulaşmak isteyenlere fırsat vermemek lazım.

Bir polis memurunun yaptığı hatanın hesabı sorulur, bir daha tekrarlanmaması için gerekli ve tatmin edici bir ceza verilir.

ABD'nin ve dış güçlerin oyununa gelerek, bir kişinin ölümünden yola çıkıp, onlarca, yüzlerce insanın ölümüne yol açılmaması için sağduyulu davranmak lazım.

3. Dünya Savaşı söylemlerinin arttığı günümüzde İran'ın başucunda bulunan İsrail, yok edilebilir, Suriye'deki yabancı güçler temizlenebilir, Irak'taki ABD varlığına son verilebilir, ABD'ye daha büyük darbeler de vurulabilir. Bunlar mümkün çünkü İran yalnız değil; Rusya ve Çin'in desteğini yok sayıp da İran ile savaşa girmemelidir.

ABD, ateşle oynuyor. İran'daki ajanları, tetikçileriyle iç savaşa sürüklemeye çalışıyor. Herkesin bu oyunun farkında olması gerekiyor.

Mahsa Amini'nin katillerinin cezalandırılması, İran halkının dış güçlerinin oyununa gelerek hata yapmaması, İran'ın şimdiye kadar olduğu gibi Nükleer Program kapsamında ABD karşısında dik durması temenni edilir.