ERKEN HABER -

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Saray Türkiye'sine karşı başka bir Türkiye vizyonu açıkladık. Bu Türkiye için 70 kişilik ekip 7 gün 24 saat çalışacak ve dünyanın en iyileriyle çalışacak." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi üzerinde yaptığı konuşmada, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 88'inci yıl dönümünü kutlayarak, TBMM'de, hangi partiden olursa olsun çok daha fazla kadın milletvekilinin olmasını arzu ettiğini söyledi.

Bütçenin, bir ülkenin ekonomisi açısından en temel yasa olduğunu ve anayasada, bütçe teklifinin yasalaşması için özel bir prosedür olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, eskiden bakanlar kurulunun bütçeyi Meclis'e sevk ettiğini, ardından da başbakanın Meclis'e gelerek her türlü eleştiriye karşı bütçesini savunduğunu, şimdi ise hükumetin bütçe için Meclis'e bile gelmediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum'un "Bu tek kişilik hükumettir" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Tek kişilik hükumetse parlamentoya gelecek, onuruyla kendi bütçesinin arkasında duracak ve bütçesini savunacak. Parlamentoda, atamayla gelmiş olanların, halkın oy vermediği kişilerin bu kürsüye çıkıp bizden oy istemesi kadar abes bir şey yok. Sayın Cumhurbaşkanı gelecek, 'benim bütçem şudur, ben şunları yapacağım' diyecek ve bütçesinin arkasında duracak. Bütçesinin arkasında hükumet yok. Atanmışlar buraya gelmiş bize bütçeyi sunuyorlar." eleştirisinde bulundu.

Bakanların çoğunun da atanmış olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Talimat almadan hiçbir bakan parmağını bile kaldıramaz. Çünkü hiçbirisinin yetkisi yok. Yangın söndürmeye gidiyorlar, 'Sayın Cumhurbaşkanı'mızın talimatıyla yangını söndürmeye başladık' diyorlar. Talimat gelmese yangını söndürmeyecek misiniz? Söndürmezler." dedi.

Kılıçdaroğlu, bir ülkenin geleceği için bütçenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Biz paranın nerelere harcandığını bilmiyoruz. Parayı harcayan irade buraya gelmeyince biz hangi bütçeyi konuşacağız? 'Bütçe' diye geldiler, burada anlattılar, ağızlarından bal akıyor ama çıkın sokağa tam tersi bir tablo... Sarayda oturan kişi, halkın arasına inmeyen kişi halkın derdini bilemez. İkili bir yapı çıktı ortaya; bir halk, bir saray. Seçilen bir Cumhurbaşkanının parlamentoya gelip kendi bütçesini savunmaması her şeyden önce parlamentoya saygısızlıktır." ifadelerini kullandı.

Bakanların "seçilmiş" değil "atanmış" oldukları için "Meclisi takmadığını"; 29 Kasım itibarıyla bakanlarca cevaplanmayan soru önergesi sayısının 701 olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu duruma tüm milletvekillerinin itiraz etmesi gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun, Meclis Başkanı Mustafa Şentop'u eleştirirken kullandığı "Başkan diyemez. Çünkü başkanı başkan yapan yine aynı irade" sözleri üzerine AK Parti'li bazı milletvekilleri "Biz seçtik başkanı" diye bağırdı.

AK Parti sıralarına dönerek, "Ben nasıl seçtiğinizi de çok iyi biliyorum, sizin de nasıl milletvekili seçildiğinizi de çok iyi biliyorum" karşılığını veren Kılıçdaroğlu, kendisine tepki gösteren AK Parti'li milletvekillerine "ağlamayın" diye yanıt verdi.

- "Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacaklar"

Parlamentonun kabul ettiği bütçenin yasalara uygun olarak harcanıp harcanmadığının Sayıştay tarafından denetlendiğini hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, Sayıştayın, 315 kamu kurumunun faaliyet raporlarına baktığını ancak 17 kurumun faaliyet raporunun hiç yayımlanmadığını ileri sürdü.

Kamu-Özel İş Birliği projelerini eleştiren Kılıçdaroğlu, "Dolar garantisi veriyorsunuz, avro garantisi veriyorsunuz; dolar garantisi verdiğinize Amerika'daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsunuz, avro garantisi verdiğine Almanya'daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsunuz. Diyorlar ya 'dünyada enflasyon var' diye. Dünyada enflasyon var da siz o enflasyonu getirip bizim milletin sırtına yıkıyorsunuz." diye konuştu.

Devlet harcamalarının neye göre yapıldığını bilmeleri gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Devletin temeli hukuk ilkelerinden yola çıkar, yani belirliliktir. Üç kuralı vardır belirliliğin; hukuk normlarının belirli olması lazım, bilinebilir olması lazım, öngörülebilir olması lazım. Cumhurbaşkanlığı makamı ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Devlet İhale Kanunu'na tabi değil, Harcırah Kanunu'na tabi değil, Taşıt Kanunu'na tabi değil, Kamu Konutları Kanunu'na tabi değil, Kamu İhale Kanunu'na tabi değil, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na tabi değil, hiçbirine tabi değil bunlar. Peki, biz yetki vermişiz, parayı nasıl harcıyorlar? 'Efendim, yönetmelik var.' Siz hiç Resmi Gazete'de bir yönetmelik gördünüz mü? Görmediniz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de "sarayda yaşayanlar ve sarayın dışında yaşayanlar" diye ikili bir yapının oluştuğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, bir yanda beşli çetelerin, bir elleri yağda bir elleri balda olanların yaşadığı bir Türkiye olduğunu diğer yanda ise günlük hayatta kalma kavgasının yaşandığı, milyonlarca yoksul ve aç insanın bulunduğu bir Türkiye olduğunu savundu.

"Bu saray Türkiye'sine karşı başka bir Türkiye vizyonu açıkladık. Bu Türkiye için 70 kişilik ekip 7 gün 24 saat çalışacak ve dünyanın en iyileriyle çalışacak." ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir futbol ligindeki gibi anlatayım size, malum, Dünya Kupası var. Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacaklar ve birinci Türkiye'nin ikinci Türkiye'yi sadakaya bağlama programını yırtıp atacaklar. O Türkiye'de dijital teknoloji, yapay zeka, makine öğrenimi, finansal teknolojiler ve yeşil enerji var. Herkes daha iyi bir yaşam, daha iyi bir düzen için çalışacak. Çocuklara yeni bir Türkiye hayalini vereceğiz. Yeni bir siyaset üstü anlayışla ve liyakatle Türkiye'yi büyüteceğiz. O Türkiye'nin takımında siyasiler de var, siyaset üstü insanlar da var. Orada Daron Acemoğlu da var, Hakan Kara da var, Jeremy Rifkin de var, Refet Gürkaynak da var, Hacer Foggo da var, bizim bu işin uzmanları ve bilim insanları var. Şampiyonlar ligi takımı karşısında gözleri ışıldayan fotoromanlar var, vallahi tam bir amatör küme var karşımızda. Hor gördükleri, üstten baktıkları, vergilerini, en temel haklarını gasbettikleri o ikinci Türkiye, bu yarattıkları saray Türkiye'sini yenecek ve göreceksiniz, daha açık, daha net söyleyeyim; hak gelecek, batıl zail olacak."

- "Hepsinin hesabını soracağız"

Kılıçdaroğlu, dünyanın en aşağılık insanlarının uyuşturucu kaçakçıları olduğunu, uyuşturucunun insan onurunu öldürdüğünü söyledi.

"Türkiye'de uyuşturucu baronlarının cirit attığını" öne süren Kılıçdaroğlu, "yapılan yasal düzenlemelerle uyuşturucu baronlarının paralarının ülkeye sokulduğunu" iddia etti.

"Uyuşturucuyu da uyuşturucu baronunu da bu pisliğin önünü açanların tamamını da deftere yazdık, hepsinin hesabını soracağız, hiç kimse endişe etmesin." diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Dört soru soruyorum: İçinizde yürekli bir kişi varsa şu kürsüye gelir, İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken 'Bu soruları Kılıçdaroğlu sordu, cevabını ver.' diye sorar; Süleyman Soylu'nun 'Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu' dediği operasyonda nasıl oldu da herkes serbest kaldı? Ne oldu? İddianamede çıkarılan sanıklarla Soylu'nun oğlunun ne ilişkisi var? İstanbul Emniyeti, Soylu'nun oğlunun aracını sanıklara kiraladığı için mi aradı? Soylu'nun 'Türkiye'den gönderdik' dediği Sırbistan'daki uyuşturucu çetesi lideri nasıl oldu da İstanbul'un göbeğinde, kendine özel bir hayat kurdu, İstanbul'dan uyuşturucu faaliyetlerini yönetti? Rakip çetesi nasıl elini kolunu sallayarak Türkiye'ye gelip onu öldürdü? Kolombiya'da yakalanan 5 ton kokainin gerçek sahibi kim? Mustafa Çalışkan, yürekli bir Emniyet Müdürü. Mustafa Çalışkan ile ne derdiniz var? FETÖ'yle, uyuşturucuyla mücadele eden bu kişiyi neden bu konuma getiriyorsunuz?"

Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulunda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde yaptığı konuşmada, uyuşturucuyla mücadele konusunda 2018'den bugüne çok sayıda araştırma önergesi verdiklerini söyledi.

Uyuşturucunun "milli güvenlik sorunu" olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Tonlarca uyuşturucu geliyor. Mersin Limanına, Kocaeli'ne geliyor; İran kapısından, Afganistan'dan geliyor. Sınırları yolgeçen hanına döndürdünüz." diye konuştu. Kılıçdaroğlu, bunlara karşılık sadece "torbacıların" yakalandığını, sorunun torbacı değil torbacıyı kullanan kişi olduğunu belirtti.

Türkiye'de "ahlak" kavramının yıpratıldığını ve Meclisin itibarına büyük darbeler vurulduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bu Meclise 'Gazi Meclis' diyorsunuz değil mi? 'Gazi Meclis' şudur; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Meclisi feshetme yetkisi ister tek başına. Milletvekilleri kürsüye çıkar, derler ki 'Bu Meclis yetkisini milletten almıştır. Bir kişi TBMM'yi asla feshedemez.' Ve oy çokluğuyla o teklif reddediliyor. İşte o Meclis Gazi Meclistir. İki, Milli Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal Atatürk gelir der ki 'bana başkomutanlık yetkisini verin.' Milletvekilleri itiraz ederler. 'Bu Meclis Gazi Meclistir. Biz başkomutanlık yetkisini sadece 3 ay süreyle veririz'. İşte o Meclis Gazi Meclistir. O Meclisin Kuvayımilliye ruhu vardır. O Meclisin beraber olma ruhu vardır. O Meclise kanun geldiği zaman öyle el kaldırıp indirme yoktu. Yeri geldiğinde kürsüye çıkıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü reddediyorlardı. Siz Meclisi feshetme yetkisini Erdoğan'a vermediniz mi? Oyladınız, kabul ettiniz."

Tepki gösteren AK Parti milletvekillerine, "Bir insan haklı söylemler karşısında tepki veriyorsa bir sorun var demektir. Ahlaki bir sorunumuz var demektir." şeklinde karşılık veren Kılıçdaroğlu, "Bırakalım bu ayakları. Gazi Meclis bellidir. Ne olduğu da bellidir. Kimin gazi olup olmadığı da bellidir. 'Gazi Meclis' diyorsanız gaziler arasında ayrım yapmayan bir Meclis olması lazım. Gaziler arasında, şehitler arasında ayrım yaptınız." dedi.

Yolsuzluklara, kul hakkı yiyene karşı ortak tavır sergilenmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin iradesiyle yolsuzlukları yasallaştıran bir kanun çıktığını" ileri sürdü.

İktidar milletvekillerini "siz sadece el kaldırıp indiriyorsunuz" şeklinde eleştiren Kılıçdaroğlu, "Rüşveti, yolsuzluğu, hırsızlığı meşrulaştıran bir kanuna 'evet' dediniz." ifadesini kullandı.

AK Parti milletvekillerinin tepkisi üzerine, bunların gerçekler olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Bırak ağlasınlar, ağlamak da fazilettir." diye konuştu.

Altılı Masadan Ortak Politikalar Mutabakat Metni Altılı Masadan Ortak Politikalar Mutabakat Metni

Kılıçdaroğlu, "Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesi Hakkında Kanun"a yönelik eleştirilerde bulunarak, "Şimdi, soruyorum: Aldığınız aylık helal mi? Niye buna 'evet' dediniz? Biz bunu Anayasa Mahkemesine gönderdik. Şimdi buradan Anayasa Mahkemesi Başkanına ve değerli üyelerine sesleniyorum: Bu ayıbı süratli bir şekilde görüşün ve kaldırın. Bu kanun Parlamentonun itibarına gölge düşürmüştür." dedi.

AK Parti milletvekillerinden gelen tepkilerine karşılık "Millet İttifakı olarak göreceksiniz, temiz, herkesin mutlu olduğu bir Türkiye'yi yeniden, beraber, birlikte, 'sen, ben' demeden inşa edeceğiz." ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sloganlarla geldi. Sloganları, krizlerden yorulmuş halkımızın en derin özlemlerini yansıtıyordu; bireysel özgürlük ve zenginlik vadediyordu; yoksullukla mücadele vadediyordu. 'Yolsuzlukla mücadele edeceğim' diye vaatleri vardı. 'Yasaklarla mücadele edeceğim' diye vadediyordu. Peki, sonuç ne oldu? En önce tüm yol arkadaşlarını eledi. Mecliste kurduğu Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu Başkanını bir daha milletvekili yapmadı. Tüm liyakatli bürokratları temizledi ve devlet vasat bir bürokrasiye teslim edildi; liyakati tümüyle öldürdü. Devleti devlet yapan tüm sistemleri yok etti. En iyi üniversiteleri yok etti. Neredeyse saat başı değişen kişiye özel kararnamelerle üniversitelere rektör atandı. Adamına göre kararname çıkararak rektör atandı."

"Rüşvet alandan büyükelçi yapıldığı; bir milletvekilinin her ay mafyadan 10 bin dolar aldığı" iddialarını dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin suç ortağı olmadığını ancak ses çıkarmadıkları andan itibaren suçu onaylayıp ortak olduklarını ileri sürdü.

- "Halkı kandıran tüm vaatleri çöp oldu"

Kılıçdaroğlu, "devleti bir kişinin iki dudağından çıkacak talimatlara teslim eden bir sistem bulunduğunu" öne sürerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "Onun halkı kandıran tüm vaatleri çöp oldu. Vaat kalmayınca hem ekonomik hem de siyasi zorbalıkla halkı eziyor şimdi. Halk kan ağlıyor ama halktan kopuşu o kadar sert oldu ki halkı anlamak için şefkatten ve enerjiden yoksun. Ne yapacak? Tabii ki savaş ve din kisvesine daha çok bürünmek zorunda kalıyor, sürekli de bunu yapıyor." ifadelerini kullandı.

Kimsenin kendisini kandırmamasını isteyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Vatansever olsa dün küfrettiklerinin bugün elini öpmek için sıraya girmezdi. Vatan toprağını düşmana terk edip Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırmazdı. Terörle mücadele kapsamında yabancı askerlerin Türkiye'ye davet edilmesi için buradan tezkere çıkarmazdı. Bir ideolojileri ve felsefesi yok. 'En çok parayı nasıl götürürüm ve en çok erişimi nasıl satın alırım?' Kafası, sadece buna odaklı. Tiranlar her zaman böyle davranırlar, gerçeği reddederler, krizleri reddederler. O da tümüyle Türkiye'den koptu, her şeyi reddediyor, ekonomiyi reddediyor, açlığı reddediyor, yoksulluğu reddediyor, işsizliği reddediyor, getirdiği sığınmacıların bir sorun olduğunu da reddediyor. Onun reddetmeyeceği bir gerçeği söyleyeyim: Tiranlar, zorbalar hep giderler, o da 6 ay içinde gidecek."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda partisinin milletvekillerince ayakta alkışlandı.

Kılıçdaroğlu'nun hitabının ardından Meclis Başkanı Mustafa Şentop oturuma ara verdi.

Öte yandan Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulundaki konuşması öncesinde muhalefet kulisinde, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 88. yıl dönümü dolayısıyla partisinin kadın milletvekilleriyle fotoğraf çektirdi ve sohbet etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "altılı masanın aday belirleme anketi için oy verecek olsa sınıf arkadaşına oy vereceğini" söylediğinin bir gazeteci tarafından hatırlatılmasına Kılıçdaroğlu, "Haberim var, yorum yok." karşılığını verdi.