Seçimler yaklaştıkça, bazı şeyler daha net bir şekilde gün yüzüne çıkmaya başladı. Her gün yeni bir müjde, yeni bir gelişme, yeni bir atak, yeni bir umut…

İktidar, tüm bakanlıklarını gece gündüz çalıştırmaya başlamış. Her bir birim, partiye oy kazandıracak hamleler üzerinden yarışıyor. Her bir birimin amiri, yerini sağlamlaştırmak veya seçimlerde aday gösterilmek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Aman çalışsınlar da ne için çalışıyorlarsa çalışsınlar.

EYT’liler iyi malzeme… Haftada bir çıkıp açıklama yapıyorlar, EYT sorununu çözmek için çalışıyoruz. Masada formül tek formül varmış. Sayın Bakan bunu derken de ekliyor “yaş” konusu gündemde değilmiş. Arkadaş zaten sorun yaş sorunu, bari bunu demeseydin iyiydi. Neyse çalışsınlar da Şubat ayına kadar sorunu çözmüş olsunlar.

Sağlık Bakanı çıkıp açıklama yapıyor, 85 bin sağlık çalışanı kadrosu açacağız. Seçimi neden bekledin diye sormazlar mı? 85 bin eksik kadro varsa mevcut çalışanlara yazık günah değil mi bütün işleri sürdürüyorlar. Yok eğer kadro yeterli de seçim yatırımı için bu kadar kişiyi işe alacaksanız o da sizin vebalinizdir.

Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konutu projesi hazırlamışlar. Vatandaş normal kazancıyla ev alamadığı için sosyal konut yapılmasına karar verilmiş. Millete az bir peşinatla, düşük taksit uzun vadeyle ev sahibi yapıp oy alacaklar.  Millet ev sahibi olsun da ne yaparlarsa yapsınlar.

Bir müjde daha yolda.. 6 milyon vatandaşın, borcunu ödeyemediği için haciz başlatılan elektrik, su ve doğalgaz faturalarını devlet ödeyecekmiş. 30 milyar liralık bir destek sağlanacak. Faturaların 2 bin liraya kadar olan kısmı ödenecekmiş. Yakında Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun müjdesini verir.

Sormazlar mı bu 6 milyon vatandaş, elektriğini, suyunu, doğal gazını ödeyememiş, toplumda en fazla rencide edici hacizle karşı karşıya kalmışlar. “Sizi fatura ödeyemez hale getirdik, şimdi borcunuzu devlete ödetiyoruz” diyerek müjde verilecek olması, insanın aklıyla dalga geçilmesidir.

Yurtlarla ilgilenen bakanlıklar, birimler, kurumlar maalesef beklenen hamleyi yapamadı. Bakan her ne kadar övünerek ve rekor diyerek yurt kapasitesini 800 bin kişiye yükselttiklerini açıklasa da bu, gerçekleri örtemedi. Her 10 üniversite öğrencisinden sadece 1’i yurtlarda kalma şansına sahip.

Üniversiteler kontenjan artıramadı, 838 bin öğrenciyi kabul etti, 2.5 milyona yakın öğrenci mezunlar sınıfına ya da işsizler kadrosuna itildi.

Demem O ki:

Güzel gelişmeler oluyor ve bu güzellikler seçime kadar devam edecek. Keşke her yıl seçim olsa da seçim öncesi bütün sorunlar bir bir çözüme kavuşturulsa.

Temennim O ki:

Milleti yokluğa, açlığa, imkansızlığa mahkum edenler, borçlarınızı sileceğiz, ev sahibi yapacağız, işe alacağız diyerek müjde vermek yerine, insan onuruna yakışır yaşam şartlarını sunmasıdır.