Cuma akşamı gelen acı haberle yıkıldık. Amasra’da madende meydana gelen patlama ile sayısını başta net öğrenemediğimiz madencilerimiz göçük altında kaldılar.

Gözlerimiz ve kulaklarımız medyadan gelen haberlerde idi. Çok sayıda emekçi kurtarılmayı bekliyordu.

Anaların, babaların, eşlerin, kardeşlerin ve onlarca evladın yüreği sızlıyor, dualar ediyor ve "Maden patlayacaktı, uyarmışlardı!" diyorlardı.

Canlar canlarından gelecek haberi beklerken bir tarafta da olay yerine intikal etmek için talimat bekleyenler vardı.

Eve ekmek getiren Tek Adam toprak altında can çekişirken tek adamın talimatı ile işlerini yapmaya alışmış birçok adem ise izliyordu!

Devlet litaratürümüze madenden çıkarcasına girmiş "Fıtrat" bu sefer yerini "Kader'e", "Can kaybı vermedik, çok şükür" ise yerini "artık şehitlerimize 24 saat'te ulaşıyoruz hamdolsun!"a bırakmıştı.

Fıtratımızda "İşinizi iyi yapın!" yok mu?

Kader ve tevekkül ise yapılan iyi işlerin neticesi değil mi?

Sen işini iyi yaptında mı, tevekkül ediyorsun...

Fıtratta hatayı Kader’e, başarıyı ise Ego’ya bağlamakta var tabii..

Kader inancı tabi çok önemli bir inanç.

Her başarısızlığı kader'e bağlamak ise inancımız ile ters değil mi?

Aileler "Maden patlayacaktı, uyarmışlardı!" derken, fıtratında değil de sonradan kazandığı alışkanlıklarında "Kader'e bağlar, he der geçeriz." olanlar ise önlemlerini almamıştı.

Kaza kadar daha acı olan birşey daha vardı!

Kaza anından itibaren gelen açıklamalardan olayı öğrenen yurttaşlar artık yapılan açıklamalara inamıyordu ve "Yalandır, yalan." diyorlardı.

Sandık başında "sakın kader deme" diyenler, Tabut başına gelince "Kader!" diyordu.

Sakın Kader Deme!

İş bilmeyenlerin iş başına getirildiği yönetime!

İşini yapmak için talimat bekleyen yöneticilere!

Yapılan kötü işlerin bilinip, halının altına süpürüldüğü sisteme!

Denetleyenin denetlenenden daha vasıfsız olduğu kurumlara!

Sözü söyleyenin sözüne inanmakta şüphe ettiğin anlara!

Hata yapanların bağımsız yargı tarafından cezalandırılmadığı günlere!

Fıtratında insanca yaşamak var. 

İnsan onuruna yaraşır yaşamak var. 

Kaderin ise fıtratından sonra neyi tercih ettiysen o yönde çizili.

Fıtratın akılla hareket et, bilimi ihmal etme diyor, unutma ve sakın kader deme...