Önce adaylığı gündeme getirildi, şehir turları attı… Ardından aday olmayacağı algısı oluşturuldu ve Kılıçdaroğlu’na yanındayız mesajı verdi. Şimdi tekrar İmamoğlu’nun adaylığı gündeme getirildi. Peki İmamoğlu aday olabilir mi?

Hukuken tabiki aday olabilir… 

Ya Altılı Masa ikna olur aday olur ya da isterse imza toplar ve kendini aday gösterir!

Ama gerçeklere döndüğümüzde Ekrem İmamoğlu aday olamaz!

Neden mi?

Kısaca anlatmaya çalışayım;


İBB meclisinde çoğunluk cumhur ittifakında yani iktidarın kontrolünde.

İmamoğlu adaylık için görevinden istifa etmek zorunda!

Ekrem bey aday olmak için görevinden istifa ettiğinde neler olur?

Evet ilgili kanuna göre cumhurbaşkanlığı seçimi sonuna kadar makam boş kalır deniyor!

 Ama meclis birinci başkan vekilliği kimde?

Cumhur ittifakında. 

Dolayısıyla İBB cumhur ittifakınca yönetilir. 

Vekil Başkan masaya oturduğunda ki iktidarın istediği ism olacaktır, hızlıca kaynaklar İstanbul’a akmaya başlar. 

Ankara’da imzada bekleyen kararlar hızlıca imzalanır. 

Kredi muslukları sonuna kadar açılır. 

Gelen kaynaklarla İstanbul’da ayni ve nakdi yardımlar dağıtılır. 

Yarım kalmış projeler için harekete geçirilir. Bitmekte olanlar hizmete alınır. 

Açılış törenleri yapılır. 

Yeni temeller atılır. 

Bunlarla ilgili medyada onlarca haber yapılır. 

Bütün Türkiye’nin bunları duyması ve öğrenmesi sağlanır. 

Burada akla önce tarihi bir söz ardından ise Erdoğan’ın sözü geliyor.

“Ya İstanbul beni alacak ya ben İstanbul’u”

Ne demişti mealen Tayyip bey, “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.”

İstanbul Türkiye’nin neredeyse %25’i. 

Demografik ve sosyolojik yapısı Türkiye’nin adeta bir kopyası. 

İstanbul’daki bu yeni gelişmelerin hem İstanbul seçmeninin hem de Türkiye seçmeninin seçme davranışını etkileyebilmesi sağlanır. 

Büyük ölçüde de başarılır. 

Geçmiş olsun. 

Tayyip bey yeniden cumhurbaşkanı seçilir. 

Hem İstanbul’dan olursun hem Cumhurbaşkanlığından.

Ve İstanbul'dur hikayenin de şiirin de yazıldığı şehir...

Bu şehirdedir
Valsler, foksrotlar altında
Suman’dan, Brams’tan
Parçalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hatıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim gücüm,
Ekmek param.
Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.