30 Ağustos’ta Başkumandanlık Meydan Savaşında, Dumlupınar’da düşman püskürtüldükten sonra peşine düşüldü ve Yunan ordusu İzmir’de denize döküldü.Bu zafer Anadolu’da sevinçle ve coşkuyla karşılandığı kadar, Müslüman olan diğer ülkelerde de o ülkelerin halkını sevince boğdu.

Bu zafer, Hindistan ve Afganistan’da da sevinç ve coşku yarattı. Orada da coşkulu kutlamalara sahne oldu.
8 Kasım 1922 tarihinde, Mecliste, Kabil Sefaretinde yapılan kutlamalara dair Hariciye Vekâletinin tezkeresi okunurken, Hindistan’da ve Afganistan’da yapılan kutlamalardan da söz edildi.
Kabil Sefaretinin bildirdiğine göre, 16 Eylül’de büyük zafer nedeniyle Afganlılar ve Kabil’de bulunan Hintli, Buharalı ve Türkistanlılar, Kabil Sefaretine gelerek Milli hükümetimizi tebrik etti.
Bu zafer üzerine Cuma günü bütün Hindistan’da, tematü zafer için dua edildi.
Afganistan’ın her tarafında da Cuma günü aynı şekilde dua yapılması için, Afganistan Emiri tarafından emir verildi. Bu münasebetle Sefarethaneye gelen Afganistan Hariciye Veziri bir konuşma yaptı.
Sefarette bulunan Türk görevliler de ayrıca konuşmalar yaptılar.
Bu ziyarette Afganistan Emiri, büyük zafer dolayısıyla, Sefaret çalışanlarına ayrıca büyük bir ziyafet verdi.
Görüldüğü üzere büyük zafer sadece Anadolu’da değil, bir çok Müslüman ülkede de coşkuyla kutlandı. Türkiye’nin bu direnişi ve kendi kurtuluş savaşını vermesi onlar için de büyük umut ve örnek oldu.
Yukarıda adı geçen tezkerenin okunduğu ve bu olayların anlatıldığı toplantıda ayrıca Afgan Emirinin mektubu da okundu.
Afgan Emirinin bu toplantıda okunan mektubu, 31 Ağustos 1922 tarihli Zemindar gazetesinde de yayınlandı.

Fahrettin Paşa’ya hitaben yazılan bu mektupta, Pişaver Hilafet Meclisi, Cuma günü toplanarak, Yunanlıların harekâtından ve Lloyd George’un, Yunan taraftarlığından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiğini ifade etti.
Bu toplantıda Kabil’den gelen birisinin, Fahrettin Paşa tarafından Hint Hilafet hizmetkarlarına gönderilen selamları ilettiğini belirtti. Kendilerinin de aynı hisler içinde Fahrettin Paşa’ya selamlarını ilettiklerini ifade etti.
Hilafet makamının işgal edilmiş olmasından, Hint Müslümanlarının derin üzüntü duyduklarını bildirdi. Bu güne kadar Hint Müslümanlarının ellerinden gelen maddi ve manevi yardımı yapmaya çalıştıklarını, fakat bunun yeterli olmadığını, bundan sonra da ellerinden gelen her türlü yardımı yapacaklarını beyan etti.
Türklerin kazandığı zaferlerin Hint Müslümanlarına da örnek olacağını, onları bilinçlendireceğini anlattı. Mektubunun bitiminde Fahrettin Paşa’ya, Hint Müslümanlarının dualarının ve mallarının, Türkiye Büyük Millet Meclisinin emrinde olduğunu ve selamlarımızı onlara bildirmenizi isterim diye bitirdi.
Meclis Başkanı da bu mektuba Divan Başkanlığı tarafından cevap yazılacağını bildirdi.