Gözlükler daha net görmek için kullanılan faydalı aletler. Yaş ilerledikçe daha iyi biliyorum kıymetini :)At gözlüğü ise farklı bir gözlük.Optik kullanılmadan atların sağa sola bakmadan hedefe ulaşması için yanları kapatan çoğunlukla deriden üretilen bir tür kısmi kapama objesi.

Türkiye siyasetinde bir siyasi aktörler var birde o aktörleri canlı tutan siyasi aktivistler.

Lidere odaklanan ve lider ne yaparsa yapsın doğru yapıyor diyen fanatikler aslında azımsanmayacak kadar çok. Takım tutar gibi bağlanıyorlar lidere ve siyasi partilerine.

Marşlar yazıyor, tezahurat için sloganlar oluşturuyor, maniler ve şiirler döktürüyorlar. Kısacası baya bir emek harcıyorlar.

Bu kadar emekten sonra O lider onların gözünde dünyaya bedel.

"Canımdan al O'na ver Rabbim!"

"Vur de vuralım, öl de ölelim."

"Gür ses" "Hür ses" "Vatanın mimarı" "Reis" "Başbuğ" "Abla" "Ana" "Baba" "Bacı" gibi koyuyarlar adlarını ve kazıyorlar yüreklerine.

Ana demiş Baba demiş en değerlileri ile eşdeğer tutmuş ve o kadar emek vermiş.

O kadar emek boşa mı gitsin?

Unutur aslında vekaleten devlet görevini emanet ettiğini o kişiye ve artık asil olan vekilinin ağzına bakar. Vekil, asili takmıştır arkasına ve sadece maçta seyircidir asaleten.

Yenilsen de yensen de senleyiz derler ama yenilince bir çoğu bir daha hatırlamaz. "Önümüzde ki liderlere bakalım derler." ve aynı döngü başlar.

Gücü Liderde görür ama Lidere güç veren kendidir aslında.

Tarlasını sürecek mazotu yoktur ama yüz tarla sürecek kadar mazot harcayan liderinin konvoyunun israfıyla övünür.

Elektrik faturasını ödeyemez ama "Heyt be şu saraya bak dünyayı aydınlatıyor." der ve dibine ışık vermeyen mumun altında gururla izler.

Öyle tezahhurat eder ki gırtlağı yırtılırcasına ve dinlemez gerçekleri anlatanı ama düşünmez "eve gidince gırtlağımdan doğru dürüst geçecek birşey yok dolapta." diye.

Çıkartamaz at gözlüğünü çünkü o kadar emek verdi koşturdu arkasından.

Şöyle bir durun düşünün derim naçizane.

Koyun kısa süre kenara gözlüğünüzü ve bi bakın sağa sola. Aşık olmuş liseli gencin harçlıklarıyla aldığı Müslüm Güres, Ferdi Tayfur, Aşkın Nur Yengi ya da Cengiz Coşkuner kasetini sarıp sarıp dinlediği edayla dinlemeyin aynı medya organlarını ya da parti bülteni gibi çıkan gazetelerden biraz uzaklaşın.

Bakın etrafa gözlüksüz ve bağırmadan bürünün sessizliğe! Nelerin yanlış veya doğru gittiğini orjinal bakış açınızla objektif inceleyin, sessizlikte dinleyin diğer anlatanları ki duyun.

Sorun, sorgulayın ve önceki bildiğiniz doğru ise bak yanılmamışım demenin gururunu yaşayın.

Yanıldığınızı farkettiysenizde bakın ve kendinize göre doğruyu seçin. Seçeceğiniz zaten sizin vekiliniz olacak, asil olan sizsiniz aslolan vatan. Vekaleti zamanı gelince iptal etmek ise basacağınız bir mühre bakar. Slogan üretmeyin demiyorum ama slogan üretirken bulunduğunuz çevrenin dertlerini de takip edin ve çözümler üretin!

Koltuğunda rahat otursun diye bağırmayın koltuğunda boş boş oturmasın diye destek olun.

Hem siz de sorumluluğun altında ezilmemiş olursunuz hem de değer verdiğiniz vekiliniz boş oturmadığı ve faydalı olduğu için huzurla koyar yastığa başını, hayırlı bir iş yapmış olursunuz.

Ürettiğiniz çözümleri vekil tayin edeceklerinizle paylaşın, sorun sizinse çözümü en iyi siz bilirsiniz ve paylaşarak beyin fırtınası oluşturur birlikte çözersiniz. 

Başka Türkiye yok ve elele verip huzurlu yaşamalıyız başka şansımız da yok!

Gelin 1 hafta dediğim diyeti uygulayın ve sonra gerçekten dünyayı kıskandıracak hamlelere ortak olun.

Diyetiniz sağlıklı olsun ki birilerinin hatalarının diyetini siz ve çocuklarınız ödemesin.