ERKEN HABER - Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Malatya'daki programında ilk kez bir uygulama başlattı. 

Türk siyasi kültüründe yer alan miting ve halka hitaplarda parti liderlerinin "yüksekten aşağıdaki halka hitap etme" geleneğini değiştirdi.

Babacan, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi 50 santimetre yüksekliğinde stand kurdurarak, buradan halkın içinde halka seslendi. 

"Halkı aşağıda görmemek, halkla içiçe olmak, halkla sohbet etmek" şeklinde daha samimi ve inandırıcılığı bulunan bu yöntem, dinleyiciler tarafından siyasetçilerin halktan kopuk olmaması ve halkla içiçe olması bakımından takdirle karşılandı.

Yaklaşık 50 santimetrelik bir yükseltinin üzerinden halka hitap eden Babacan'ın etrafında bazı partililer ve korumalar oturarak, 2 metrekarelik bir alanda konuşmasını yapmasını sağladı.

"HÜKÜMET PROGRAMINI HAZIRLIYORUZ"

Konuşmasında partisinin eylem planlarını gösteren Babacan, şunları kaydetti:

“Seçimlerden sonra kurulacak hükûmetin programını hazırlıyoruz. Bütün bakanların ev ödevlerini hazırlıyoruz. İktidara soruyorum. Böyle bir hazırlığınız var mı? Bu ülkenin sorunlarını nasıl çözeceksiniz? Bugüne kadar 16 tane eylem planı açıklamışız. Verdiğimiz her sözü yazılı veriyoruz. Ne yapacağımızı sıralayıp takvime bağlıyoruz.”

"ENFLASYON HIRSIZLIĞIN MODERN YÖNTEMİDİR"

“Sabit ücretle geçinmeye çalışan herkes çok haklı. Enflasyon patladı gitti. ‘Yıl başında asgari ücrete zam vereceğiz, emekli maaşını artıracağız’ diyorlar. Kepçeyle aldıklarını kaşıkla verecekler. Enflasyonun kazananı parası olandır. Kaybeden; sabit gelirle geçinmeye çalışan işçidir, memurdur, emeklidir. Enflasyon, hırsızlığın modern bir yöntemidir.

Fiyatı niye yükselttin’ diye esnafı, marketçiyi, pazarcı esnafını suçluyorlar. Halbuki maliyeti düşürün. Enflasyon böyle düşer. Gübrenin, yemin parasının yarısını devlet olarak karşılayacaksın; elektriği, mazotu çiftçiye ucuza sağlayacaksın ki maliyet düşsün. Maliyeti aşağı çek, fiyatlar nasıl düşüyor, gör.”

‘123 DOLARI KİM ALDI?’

(200 lira göstererek) “200 lira 2009’da tedavüle çıktığında 134 dolar ediyordu. Bugün 11 dolar ediyor. 123 dolar kaybolmuş. Bu paranın içinden 123 doları kim aldı? Nereye gitti bu para? Bu paranın değeri niye düştü? Malatya cevabı biliyor: Kötü yönetim.

Kılıçdaroğlu, İsrail'e mektup gönderdi Kılıçdaroğlu, İsrail'e mektup gönderdi

Akıllı telefon temel ihtiyaç. Gençlere ‘Şikâyet etme, çıkart bakayım telefonunu’ diyorlar. Öyle diyen cevabını alıyor. Amerika’da asgari ücretle geçinen birisi 1 haftalık maaşıyla en iyisinden bir telefon alabiliyor. Türkiye’de bu süre 6 ay. Amerika’da 7 gün, Avrupa’da 8-9 gün, bizde 180 gün. Bu mu ekonomi yönetimi? ‘Ben ekonomistim, alanım ekonomi’ deyip ülkeyi içine düşürdüğü alanı görüyorsunuz.”

"BUNLARIN İŞİ GÜCÜ LAF ÜRETMEK"

“Bir kişi her şeyi bilemez. Ülkeyi yönetiyorsanız bilenlerle çalışmak zorundasınız. Bir lider ancak sağlam kadroların üzerinde yükselir. ‘Her şeyi ben yaptım, ben yapıyorum’ demeye başlarsan ülke de kaybeder sen de kaybedersin.

Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli ‘yeni anayasa’ deyip duruyorlardı. İki yıldır ne koydular ortaya? Biz altı parti bir araya geldik, 84 maddelik anayasa değişiklik önerimizi masaya koyduk. Biz iş üretiyoruz. Bunların işi gücü laf üretmek.

Hükûmetin yaptığı bir miktar bir şeyler var, doğru. Sayısı az. İyi yaptığı şeyleri devam ettireceğiz. Yarım yaptıklarını tamamlarız. Yanlışlarını da çöpe atarız, doğrularını yaparız. Siyaha siyah, beyaza beyaz.”

"DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİYORUZ"

“Türkiye’de bir demokrasi mücadelesi veriyoruz. İnsan hak ve özgürlüklerinin doyasıya yaşandığı bir ülke hedefliyoruz. Eşit vatandaşlığın olduğu, her bir vatandaşın haklarını doyasıya yaşadığı bir ülke hedefliyoruz. Adaleti hep beraber sağlayacağız.

Bu ülkede bir Kürt sorunu var. Pek çok kesimin farklı sorunları var. Bu sorunları aşmakta eşit vatandaşlık diyoruz. İnsanın anasından doğduğu için sahip olduğu hakkı devlet aynen tanımalı. Temel haklar pazarlık konusu yapılmaz. Devlet bunun kefili olur. Onu da biz gerçekleştireceğiz.”